"delving" in Turkish
Definition
Bir konuyu ya da bilgiyi yeni veya gizli detaylar bulmak amacıyla derinlemesine araştırmak veya incelemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik veya entelektüel incelemelerde kullanılır ('delving into a topic'). Fiziksel bir kazma eylemi değildir.
Examples
She is delving into the history of her family.
Ailesinin tarihini **derinlemesine inceliyor**.
Students are delving into the causes of climate change.
Öğrenciler iklim değişikliğinin nedenlerini **araştırıyor**.
He spent hours delving into the old books.
Saatlerce eski kitapları **derinlemesine inceledi**.
I've been delving deeper into meditation lately, and it's been eye-opening.
Son zamanlarda meditasyona daha çok **derinlemesine daldım**, ve bu bana yeni bakış açıları kattı.
Instead of skimming, try delving into the article for a better understanding.
Yüzeysel okumak yerine, daha iyi anlamak için makaleye **derinlemesine** yaklaşın.
Journalists are delving into the company’s finances after the scandal.
Skandaldan sonra gazeteciler şirketin finansmanını **derinlemesine araştırıyor**.