"deign" in Turkish
Definition
Kişi kendine yakıştıramadığı bir şeyi, isteksizce veya üstünlük hissiyle yine de yaptığı durum.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve eski bir ifadedir; genellikle olumsuz veya alaycı cümlelerde ('cevap verme tenezzülünde bulunmadı' gibi) kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer.
Examples
He would not deign to answer my question.
Soruma cevap verme **tenezzülünde** bile bulunmadı.
The king did not deign to speak to his servants.
Kral, hizmetkârlarıyla konuşma **tenezzülünde** bile bulunmadı.
She finally deigned to help us after we asked many times.
Çok ısrar edince sonunda bize yardım **lütfetti**.
He wouldn't even deign to look at us at the party.
Partide bize bakma **tenezzülünde** dahi bulunmadı.
She rarely deigns to share her opinion unless asked directly.
Direkt olarak istenmedikçe, nadiren fikrini paylaşma **lütfunda** bulunur.
Do you think the boss will deign to join us for lunch today?
Sence patron bugün bizimle öğle yemeği **yemeyi lütfeder mi**?