"defraud" in Turkish
Definition
Birini kandırarak yasa dışı yolla para veya mal edinmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve hukuki bağlamlarda, para veya mülkle ilgili suçlar için kullanılır; günlük, küçük yalanlar için kullanılmaz.
Examples
He tried to defraud the bank by using a fake ID.
Sahte kimlik kullanarak bankayı **dolandırmaya** çalıştı.
It is illegal to defraud people online.
İnternetten insanları **dolandırmak** yasadışıdır.
The company was accused of defrauding customers.
Şirket, müşterilerini **dolandırmakla** suçlandı.
He was arrested for trying to defraud the government out of millions.
Milyonlarca lira için devleti **dolandırmaya** çalıştığı için tutuklandı.
They set up a fake charity to defraud generous donors.
Cömert bağışçıları **dolandırmak** için sahte bir yardım kuruluşu kurdular.
If you try to defraud your insurance company, you could go to jail.
Sigorta şirketinizi **dolandırmaya** çalışırsanız hapse girebilirsiniz.