Herhangi bir kelime yazın!

"deeper" in Turkish

daha derin

Definition

'Derin'in karşılaştırmalı hâli; bir şeyin başka bir şeye göre daha aşağıda, daha içeride, ya da daha güçlü ve anlamlı olduğunu belirtir.

Usage Notes (Turkish)

İki şeyi kıyaslarken kullanılır: 'deeper water' (daha derin su), 'deeper meaning' (daha derin anlam) gibi. Fiziksel derinliğin yanında, duygu, bilgi veya tartışma düzeyi için de kullanılır. 'more deeply' (zarf) ile karıştırmayın.

Examples

The river is deeper here than near the bridge.

Nehir burada köprünün oradakinden **daha derin**.

We need a deeper box for these bottles.

Bu şişeler için **daha derin** bir kutuya ihtiyacımız var.

His voice became deeper as he got older.

Yaşlandıkça sesi **daha derin** oldu.

After talking to her, I realized the problem was deeper than I thought.

Onunla konuştuktan sonra sorunun düşündüğümden **daha derin** olduğunu fark ettim.

I was hoping for a simple answer, but that question opened a deeper discussion.

Basit bir cevap ummuştum ama o soru **daha derin** bir tartışmayı başlattı.

Once you spend more time there, you start to feel a deeper connection to the place.

Orada daha fazla zaman geçirdikçe, o yerle **daha derin** bir bağ hissetmeye başlarsın.