"deceits" in Turkish
Definition
Birini bilerek yanlış bir şeye inandırmak için yapılan eylem veya sözler. Genellikle kendi çıkarı için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
'aldatmacalar' daha çok resmi veya edebi bağlamlarda kullanılır; günlük dilde tekil 'aldatma' daha yaygındır. Genelde etik ve güven ilişkilerinin tartışmalarında geçer.
Examples
She found out about his deceits and felt betrayed.
Onun **aldatmacalarını** öğrendi ve ihanete uğradığını hissetti.
Deceits can damage friendships forever.
**Aldatmacalar** arkadaşlıkları sonsuza dek bozabilir.
He admitted his deceits to his parents.
Ailesine **aldatmacalarını** itiraf etti.
The company’s success was built on a series of financial deceits.
Şirketin başarısı bir dizi mali **aldatmacalara** dayanıyordu.
After all those clever deceits, people finally saw his true face.
Bunca zekice **aldatmacadan** sonra insanlar sonunda onun gerçek yüzünü gördü.
His stories were full of little deceits that made you doubt everything.
Hikayeleri küçük **aldatmacalarla** doluydu, bu da insanları her şeyden şüphelenmeye itti.