Herhangi bir kelime yazın!

"debauched" in Turkish

sefahat içindeahlaksızyozlaşmış

Definition

Aşırı zevk, alkol veya ahlaki açıdan sorgulanabilir davranışlarla dolu bir yaşamı olan kişi ya da yaşam tarzı.

Usage Notes (Turkish)

Çok resmi ve edebi bir kelimedir; genellikle roman karakterleri ya da tarihsel şahsiyetleri, 'sefahat içinde hayat' gibi kullanımlarla tanımlamak için kullanılır. Gündelik konuşmalarda ender rastlanır.

Examples

The king lived a debauched life full of wild parties.

Kral sefahat içinde bir hayat sürüp, çılgın partiler yapıyordu.

She disapproved of his debauched friends.

Onun **sefahat içinde** arkadaşlarını onaylamıyordu.

The novel describes a debauched aristocrat.

Roman bir **sefahat içinde** aristokratı anlatıyor.

After years of a debauched lifestyle, he decided to quit drinking and change his ways.

Yıllarca süren **sefahat içinde** yaşamdan sonra içkiyi bırakıp hayatını değiştirmeye karar verdi.

People were shocked by the politician's debauched behavior at the party.

Partide politikacının **ahlaksız** davranışları insanları şaşırttı.

His art was inspired by the debauched nightlife of the city.

Sanatında kentin **yozlaşmış** gece hayatı ilham kaynağıydı.