"deadliest" in Turkish
Definition
Bir grup içindeki en fazla ölüme veya en büyük tehlikeye yol açan anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla hastalık, felaket, silah veya tehlikeli hayvanlar için kullanılır. Gündelik küçük problemler için uygun değildir.
Examples
This snake is the deadliest in the world.
Bu yılan dünyadaki **en ölümcül** yılandır.
COVID-19 became one of the deadliest pandemics in history.
COVID-19, tarihteki **en ölümcül** pandemilerden biri oldu.
Sharks are not the deadliest animals to humans.
Köpekbalıkları, insanlar için **en ölümcül** hayvanlar değildir.
Out of all the storms that year, Hurricane Emily was by far the deadliest.
O yılki tüm fırtınalar arasında, Kasırga Emily açık ara **en ölümcül** olanıydı.
Malaria remains one of the world’s deadliest diseases, especially in Africa.
Sıtma, özellikle Afrika'da, hâlâ dünyanın **en ölümcül** hastalıklarından biri olmaya devam ediyor.
He watched a documentary about the deadliest weapons ever invented.
O, şimdiye kadarki **en ölümcül** silahlarla ilgili bir belgesel izledi.