"daunting" in Turkish
Definition
Bir şey ‘göz korkutucu’ ise, yapılması zor, ürkütücü veya üstesinden gelinmesi güç gibi görünüyor demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle zorlu görevler, zorlu sınavlar ya da acemi olunan durumlar için söylenir. 'Göz korkutucu bir iş' gibi kullanılır.
Examples
Climbing the mountain was a daunting challenge for them.
Dağa tırmanmak onlar için **göz korkutucu** bir meydan okumaydı.
Starting a new school can feel daunting at first.
Yeni bir okula başlamak ilk başta **göz korkutucu** gelebilir.
She found the big project daunting, but finished it anyway.
Büyük projeyi **göz korkutucu** buldu, ancak yine de bitirdi.
The idea of moving abroad alone is pretty daunting, isn’t it?
Tek başına yurtdışına taşınma fikri oldukça **göz korkutucu**, değil mi?
He took on the daunting task of organizing the charity event for 500 people.
500 kişi için hayır etkinliği düzenleme gibi **göz korkutucu** bir görevi üstlendi.
Learning a new language can seem daunting, but you get used to it with practice.
Yeni bir dil öğrenmek **göz korkutucu** görünebilir fakat pratikle alışılır.