"dais" in Turkish
Definition
Kürsü, bir odanın veya alanın ön kısmında bulunan, konuşmacıların konuşma yaptığı veya birinin onurlandırıldığı yükseltilmiş alandır.
Usage Notes (Turkish)
"Kürsü" kelimesi daha çok resmi etkinliklerde, törenlerde veya konuşmalarda kullanılır. "stand on the dais" veya "address from the dais" gibi kullanımlar tören havasını yansıtır. Büyük sahneden farklıdır.
Examples
The speaker walked onto the dais to begin her presentation.
Konuşmacı sunumuna başlamak için **kürsüye** çıktı.
The award was given to the winner standing on the dais.
Ödül, **kürsü**de duran kazanana verildi.
A table and two chairs were set up on the dais for the judges.
Jüri için **kürsüde** bir masa ve iki sandalye hazırlandı.
He nervously took his place on the dais before giving his acceptance speech.
O, kabul konuşmasını yapmadan önce heyecanla **kürsüde** yerine geçti.
After the ceremony, the officials stepped down from the dais to greet the crowd.
Törenden sonra yetkililer kalabalığı selamlamak için **kürsüden** aşağıya indiler.
The mayor spoke passionately from the dais, calling for unity in the community.
Belediye başkanı **kürsüden** tutkulu bir şekilde konuşup toplumsal birlik çağrısı yaptı.