"curry favor" in Turkish
Definition
Birinin takdirini ya da çıkarı elde etmek için ona yağcılık veya aşırı iltifat yapmak, genellikle samimiyetsiz bir şekilde.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, yazılı veya edebi alanlarda kullanılır. Genellikle 'curry favor with...' şeklinde geçer. Yemek olan 'curry' ile bağlantısı yok.
Examples
He tried to curry favor with his manager by bringing coffee every morning.
Her sabah müdürüne kahve getirerek **yaranmaya** çalıştı.
Politicians often curry favor with voters before an election.
Siyasetçiler seçimden önce seçmenlere sıkça **yaranır**.
She does not curry favor with anyone, even if it makes things harder for her.
Zorlaşsa bile kimseye **yaranmaz**.
It’s obvious he’s just trying to curry favor with the new boss.
Yeni patrona **yaranmaya** çalıştığı çok açık.
If you think you can curry favor by giving gifts, you’re wrong.
Hediye vererek **yaranabileceğini** düşünüyorsan yanılıyorsun.
She’s always trying to curry favor with anyone in power.
Gücü olan herkese **yaranmaya** çalışıyor.