"curbs" in Turkish
Definition
'Curbs', caddelerdeki kaldırım kenarı veya bir şeyi kısıtlayan/sınırlandıran uygulamalar anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Amerikan İngilizcesinde kaldırım kenarı için kullanılır; İngiliz İngilizcesinde 'kerb' daha yaygındır. Fiil olarak bir şeyi sınırlamak anlamındadır ('curbs on spending' gibi).
Examples
The car stopped close to the curbs.
Araba **kaldırım kenarı**na yakın durdu.
He painted the curbs yellow.
O, **kaldırım kenarlarını** sarıya boyadı.
The government introduced new curbs on smoking.
Hükümet, sigara içmeye yönelik yeni **kısıtlamalar** getirdi.
Cyclists need to watch out for slippery curbs after it rains.
Yağmurdan sonra bisikletçiler kaygan **kaldırım kenarlarına** dikkat etmelidir.
There are strict curbs on how much water you can use during a drought.
Kuraklıkta ne kadar su kullanabileceğine dair katı **kısıtlamalar** var.
Parents put curbs on screen time to help their kids focus.
Ebeveynler çocuklarının odaklanması için ekran süresine **kısıtlama** getiriyor.