Herhangi bir kelime yazın!

"curate" in Turkish

özenle seçmek ve düzenlemekküratörlük yapmak

Definition

Bir koleksiyondaki (örneğin sanat, müzik veya bilgi) öğeleri dikkatlice seçmek, düzenlemek ve sunmak.

Usage Notes (Turkish)

Sanat, müzik ve dijital içerik seçimi için kullanılır (ör. 'curate a playlist'). Gündelik seçimlerden daha resmidir, baştan yaratmaktan ziyade seçim ve düzenleme vurgulanır.

Examples

She curates art exhibitions at the local gallery.

Yerel galeride sanat sergilerini **özenle seçip düzenliyor**.

He curated a special playlist for the party.

Parti için özel bir çalma listesini **özenle düzenledi**.

The website curates news from various sources.

Web sitesi çeşitli kaynaklardan haberleri **özenle seçiyor**.

I love how museums curate their collections to tell a story.

Müzelerin koleksiyonlarını **düzenleyip** hikaye anlatma biçimine bayılıyorum.

She spends hours curating content for her travel blog.

Seyahat blogu için içerikleri **özenle seçerek** saatler geçiriyor.

Brands often curate their Instagram feeds to attract followers.

Markalar, takipçi çekmek için Instagram hesaplarını sıkça **düzenler**.