Herhangi bir kelime yazın!

"crumbs" in Turkish

kırıntızerre (mecaz anlam)

Definition

Ekmek, kek veya pişmiş yiyeceklerin küçük parçaları. Ayrıca, beklenenden çok daha az olan ya da önemsiz miktarda bir şey anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Kelime doğrudan yiyecek kırıntısı anlamına gelir; ayrıca mecazen çok az ya da önemsiz bir miktar için ('comfort crumbs', 'crumbs of information') kullanılır. Webde 'breadcrumbs' navigasyon demektir.

Examples

There were crumbs all over the kitchen table.

Mutfak masasının üzerinde her yerde **kırıntı** vardı.

She brushed the crumbs off her lap after eating the cookie.

Kurabiyeyi yedikten sonra dizlerinin üstündeki **kırıntı**ları silkeledi.

The birds came to eat the crumbs she threw on the ground.

Kuşlar, onun yere attığı **kırıntı**ları yemeye geldi.

While the executives got huge bonuses, the workers were left with crumbs.

Yöneticiler büyük primler aldı ama işçilere sadece **kırıntı** kaldı.

The detective followed a trail of digital crumbs — IP addresses, timestamps, deleted messages.

Dedektif, IP adresleri, zaman damgaları, silinmiş mesajlar gibi dijital **kırıntı**ların izini sürdü.

She offered only crumbs of information, keeping the rest of the story to herself.

O sadece **kırıntı** kadar bilgi sundu, hikâyenin geri kalanını kendine sakladı.