"crosser" in Turkish
Definition
‘Crosser’ bir yeri (örneğin yol veya sınır) karşıya geçen kişi ya da futbolda ortayı yapan oyuncudur.
Usage Notes (Turkish)
Futbol terminolojisinde kenardan orta yapan oyuncu için kullanılır. Günlük yaşamda daha çok 'yaya' ya da 'sınırdan geçen' tercih edilir.
Examples
The crosser waited for the traffic light to turn green.
**Karşıya geçen** trafik lambasının yeşil yanmasını bekledi.
The best crosser on the team always helps score goals.
Takımın en iyi **orta yapan oyuncusu** her zaman gol atılmasına yardımcı olur.
Every crosser must watch for cars before crossing.
Her **karşıya geçen** geçerken arabalara dikkat etmelidir.
He's a dangerous crosser; his passes are hard to defend.
O tehlikeli bir **orta yapan oyuncu**; onun paslarını savunmak zor.
A frequent crosser at this intersection, she knows when it's safe to go.
Bu kavşakta sık sık **karşıya geçen** olarak, ne zaman geçmenin güvenli olduğunu biliyor.
When the referee saw the crosser was offside, he stopped the play.
Hakem, **orta yapan oyuncunun** ofsaytta olduğunu görünce oyunu durdurdu.