Herhangi bir kelime yazın!

"croon" in Turkish

mırıldanarak şarkı söylemekyumuşakça şarkı söylemek

Definition

Yumuşak ve hafif bir sesle, genellikle şefkatli veya romantik bir şekilde şarkı söylemek ya da mırıldanmak.

Usage Notes (Turkish)

Şiirsel ve biraz eski bir anlatım biçimidir. Daha çok romantik veya huzurlu şarkılar için kullanılır; yüksek sesli ya da enerjik şarkılar için değil. 'croon a song', 'croon softly' gibi ifadelerle sıkça kullanılır.

Examples

She crooned a lullaby to her baby.

Bebeğine ninniyi **mırıldanarak söyledi**.

He likes to croon love songs in the shower.

Duşta aşk şarkılarını **mırıldanarak söylemeyi** sever.

The old man would croon by the fireplace every evening.

Yaşlı adam her akşam şömine başında **mırıldanarak şarkı söylerdi**.

She sat by the window, crooning to herself as the rain fell.

O, pencere kenarında oturmuş, yağmur yağarken kendi kendine **mırıldanıyordu**.

When he croons that old jazz tune, everyone listens.

O o eski caz parçasını **mırıldandığında**, herkes dinler.

He doesn't shout—he just croons into the microphone, and the room goes quiet.

O bağırmıyor—sadece mikrofona **yumuşakça söylüyor** ve oda sessizleşiyor.