Herhangi bir kelime yazın!

"croaking" in Turkish

vıraklamakboğuk sesle konuşmak

Definition

Kurbağa veya karga gibi derin ve boğuk bir ses çıkarmak. Aynı zamanda çok kısık ve boğuk insan sesi için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle kurbağalar için kullanılır, bazen kargalar için de; insan sesi çok kısık veya boğuksa da denir. Hoş sesler için kullanılmaz.

Examples

I heard a frog croaking by the pond.

Göletin yanında bir kurbağanın **vırakladığını** duydum.

The old man was croaking because he had a sore throat.

Yaşlı adam boğazı ağrıdığı için **boğuk sesle konuşuyordu**.

At night, dozens of frogs were croaking together.

Geceleri onlarca kurbağa birlikte **vıraklıyordu**.

Stop croaking like a frog and clear your throat!

Kurbağa gibi **vıraklamayı** bırak ve boğazını temizle!

He lost his voice and was just croaking out a few words.

Sesini kaybetmişti ve sadece birkaç kelimeyi **boğuk bir şekilde çıkartıyordu**.

You could hear the croaking of frogs all the way across the lake.

Kurbağaların **vıraklaması** gölün karşı kıyısından duyuluyordu.