Herhangi bir kelime yazın!

"crisscrossed" in Turkish

çaprazlanmışbirbirini kesen

Definition

Çizgi, yol veya izlerin farklı yönlerde birbirini keserek, X ya da ağ gibi bir desen oluşturduğu durum.

Usage Notes (Turkish)

'crisscrossed' daha karmaşık veya sık bir çapraz yapıyı anlatmak için kullanılır; genellikle harita, yol, kumaş gibi şeyler için.

Examples

The field was crisscrossed with narrow paths.

Tarla dar patiklerle **çaprazlanmıştı**.

The old map was crisscrossed with red lines.

Eski harita kırmızı çizgilerle **çaprazlanmıştı**.

Her shoes left crisscrossed marks on the sand.

Ayakkabıları kumda **çaprazlanmış** izler bıraktı.

At night, the city lights are crisscrossed by moving traffic.

Geceleri şehir ışıkları hareket eden trafikle **çaprazlanır**.

Her hands were crisscrossed with tiny scars from years of work.

Ellerinde yıllarca çalışmaktan kalan küçük yara izleri **çaprazlanmıştı**.

The valley is crisscrossed by streams that make it lush and green.

Vadi, burayı yeşil ve verimli yapan derelerle **çaprazlanmıştı**.