"cretinous" in Turkish
Definition
Aşırı derecede aptalca, mantıksız veya saçma olan; genellikle hakaret olarak kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Aşağılayıcı ve çok sert bir ifadedir; resmî veya nazik ortamlarda kullanılmamalı. Daha çok davranışlar veya fikirler için kullanılır, kişilere doğrudan hitap edilmemesi önerilir.
Examples
That was a cretinous mistake.
Bu, gerçekten **gerizekalıca** bir hataydı.
He made a cretinous comment in the meeting.
Toplantıda **gerizekalıca** bir yorum yaptı.
Don't be cretinous; think before you act.
**Gerizekalıca** olma; harekete geçmeden önce düşün.
I couldn't believe his cretinous plan would actually work.
Onun **gerizekalıca** planının gerçekten işe yaradığını inanamadım.
They laughed at his cretinous sense of humor.
Onlar onun **gerizekalıca** mizah anlayışına güldüler.
Honestly, that was the most cretinous thing I've ever heard someone say.
Açıkçası, duyduğum en **gerizekalıca** şeydi.