"credibly" in Turkish
Definition
Bir şeyin güvenilir ya da inandırıcı bir şekilde ifade edilmesi veya yapılması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da akademik metinlerde kullanılır. Eylem, ifade veya iddialarda geçerlidir; kişisel özellikler için kullanılmaz ('credibly accused', 'credibly reported').
Examples
He answered the questions credibly during the interview.
O, röportajda soruları **inandırıcı bir şekilde** yanıtladı.
The news report was credibly confirmed by several sources.
Haber raporu, birden fazla kaynak tarafından **inandırıcı bir şekilde** doğrulandı.
She credibly described what happened that night.
O, o gece olanları **inandırıcı bir şekilde** anlattı.
The politician was credibly accused of accepting illegal donations.
Siyasetçi, yasa dışı bağış aldığı gerekçesiyle **inandırıcı bir şekilde** suçlandı.
Until someone can credibly explain this mistake, people will keep asking questions.
Biri bu hatayı **inandırıcı bir şekilde** açıklayana kadar insanlar soru sormaya devam edecek.
No one could credibly deny that the evidence was real.
Hiç kimse kanıtların gerçek olduğunu **inandırıcı bir şekilde** inkar edemedi.