Herhangi bir kelime yazın!

"cradling" in Turkish

nazikçe kucağında tutmakşefkatle sarmak

Definition

Bir şeyi kollarında nazikçe tutmak veya sarmak anlamına gelir; genellikle bebek veya değerli bir şeyi koruyarak taşımak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Şefkatli, nazik hareketleri tarif etmek için kullanılır; çoğunlukla bebek, hayvan veya değerli şeyler için tercih edilir. Ağır nesneler için kullanılmaz.

Examples

She sat on the sofa, cradling her newborn daughter.

Kanepeye oturmuş, yeni doğan kızını **nazikçe kucağında tutuyordu**.

The boy was cradling a small injured bird in his hands.

Çocuk, ellerinde küçük yaralı bir kuşu **nazikçe tutuyordu**.

She stood by the window, cradling a cup of tea.

O, pencerenin yanında durmuş, bir fincan çayı **nazikçe tutuyordu**.

He walked slowly, cradling his sleeping cat so she wouldn't wake up.

Uyandırmamak için, uyuyan kedisini **nazikçe kucağında tutarak** yavaşça yürüdü.

She spent the afternoon cradling the phone, waiting for his call.

Bütün öğleden sonrayı **nazikçe telefonu kucağında tutarak**, onun aramasını bekledi.

There he was, cradling his guitar like the most precious thing in the world.

Orada, gitarını dünyadaki en değerli şey gibi **nazikçe kucağında tutuyordu**.