"crackle" in Turkish
Definition
Ateş, eski plak veya radyo gibi kaynaklardan gelen kısa ve keskin çıtırtı sesleri çıkarmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ateş, radyo veya eski plak sesleri için kullanılır; intransitif fiil olarak daha yaygındır. Patlama veya fısıltı sesleri için uygun değildir.
Examples
The fire began to crackle in the fireplace.
Şöminedeki ateş **çıtırdamaya** başladı.
I like to crackle bubble wrap for fun.
Eğlenmek için balonlu naylonu **çıtırdatmayı** severim.
Old records often crackle when played.
Eski plaklar çalındığında genellikle **çıtırdar**.
The radio started to crackle as the signal got weaker.
Sinyal zayıfladıkça radyo **çıtırdamaya** başladı.
Logs crackled under the campfire as we told stories.
Biz hikayeler anlatırken kamp ateşinin altındaki odunlar **çıtırdı**.
There’s something cozy about hearing bacon crackle in the pan.
Tavada pastırmanın **çıtırdamasını** duymak insana sıcak bir his veriyor.