Herhangi bir kelime yazın!

"counterproductive" in Turkish

ters etki yaratan

Definition

Bir davranış veya yöntem beklenenin aksine durumu daha kötü hale getiriyorsa kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya yarı-resmi ortamlarda, fikir, yöntem veya kuralın olumsuz etkilerini vurgulamak için kullanılır.

Examples

Skipping sleep before an exam can be counterproductive.

Sınavdan önce uykusuz kalmak **ters etki yaratan** bir davranış olabilir.

Punishing children for every mistake is often counterproductive.

Çocukları her hatasından dolayı cezalandırmak genellikle **ters etki yaratan** bir davranıştır.

Using too much fertilizer can be counterproductive for some plants.

Bazı bitkiler için çok fazla gübre kullanmak **ters etki yaratan** bir durum olabilir.

Honestly, arguing with him is just counterproductive—he never listens.

Açıkçası, onunla tartışmak sadece **ters etki yaratan** bir şey—o asla dinlemez.

Trying to work harder when you’re exhausted can actually be counterproductive.

Yorgunken daha fazla çalışmaya çalışmak aslında **ters etki yaratan** olabilir.

Some strict rules at work end up being counterproductive, making employees less motivated.

İşyerinde bazı katı kurallar **ters etki yaratan** hale gelip çalışanların motivasyonunu düşürebiliyor.