Herhangi bir kelime yazın!

"counterpart" in Turkish

karşılıkmuadil

Definition

Başka bir yerde, kurumda veya grupta aynı görevi ya da pozisyonu üstlenen kişi veya şey.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve iş ortamlarında sık geçer; doğrudan aynı kişi değil, aynı işlevi veya pozisyonu üstlenen biri için kullanılır. 'my counterpart in...' kalıbı yaygındır.

Examples

The French president met with his American counterpart.

Fransa cumhurbaşkanı, Amerikan **karşılığı** ile görüştü.

My counterpart in the London office will handle the report.

Londra ofisindeki **karşılığım** raporu halledecek.

This tool is the digital counterpart of the paper version.

Bu araç, kağıt versiyonunun dijital **muadili**dir.

Our legal team consulted their German counterparts before making a decision.

Hukuk ekibimiz, karar vermeden önce Alman **karşılıklarıyla** görüştü.

She's basically the Japanese counterpart of our CEO.

O esasen bizim CEO'nun Japon **muadili**.

The movie and its book counterpart are quite different.

Film ve kitap **karşılığı** oldukça farklıdır.