"counteractive" in Turkish
Definition
Başka bir şeyin etkisini azaltan veya engelleyen; karşı etkili ya da nötralize edici anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok bilimsel, tıbbi veya resmi alanlarda kullanılır. 'counteractive measures', 'counteractive effect' gibi ifadelerde görülür, günlük konuşmada nadiren yer alır.
Examples
This medicine has a counteractive effect on the virus.
Bu ilacın virüs üzerinde **karşı etkili** bir etkisi var.
Exercise can be counteractive to the effects of stress.
Egzersiz, stresin etkilerine karşı **etkisizleştirici** olabilir.
They used a counteractive strategy to stop the problem.
Sorunu durdurmak için **karşı etkili** bir strateji kullandılar.
Adding lemon juice has a counteractive effect on the sweetness of the dessert.
Limon suyu eklemek tatlının şekerliliği üzerinde **etkisizleştirici** etki yapar.
Her counteractive actions helped balance out his negativity.
Onun **karşı etkili** davranışları, onun olumsuzluğunu dengelemeye yardımcı oldu.
Sometimes, what you think is helpful can actually be counteractive.
Bazen faydalı olduğunu düşündüğün şey aslında **karşı etkili** olabilir.