Herhangi bir kelime yazın!

"coombes" in Turkish

küçük vadilerderin vadicikler

Definition

Küçük vadiler, genellikle derin ve dar olan, özellikle İngiltere'nin güneyindeki tepeli bölgelerde görülen doğal oluşumlardır.

Usage Notes (Turkish)

'Coombes' kelimesi nadiren kullanılır ve genellikle edebi veya coğrafi bağlamlardadır. 'Combs' (tarak) ile karıştırmayın.

Examples

The sheep grazed in the green coombes of the countryside.

Koyunlar kırsalın yeşil **küçük vadilerinde** otladı.

Water flows gently through the coombes after rain.

Yağmurdan sonra su, **küçük vadiler**den nazikçe akar.

We walked for hours along the coombes.

Saatlerce **küçük vadiler** boyunca yürüdük.

Some old English villages are hidden in the coombes.

Bazı eski İngiliz köyleri **küçük vadilerde** gizlidir.

In spring, the coombes fill with wildflowers.

İlkbaharda **küçük vadiler** yabani çiçeklerle dolar.

The picnic spot was sheltered deep in the coombes, away from the wind.

Piknik yeri, rüzgardan uzak, **küçük vadilerin** derinliklerinde korunmuştu.