Herhangi bir kelime yazın!

"contrive" in Turkish

ayarlamaktasarlamakdüzenlemek

Definition

Zor bir durumda ustalıkla ya da akıllıca bir yol bularak bir şeyi yapmak, planlamak veya başarmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ve edebi anlatımlarda kullanılır; zekice veya yapay/abartılı bir durumu gösterir. 'contrived excuse' gibi kullanımlar yapaylığı ima eder.

Examples

He managed to contrive a way to fix the problem.

Sorunu çözmek için bir yol **ayarlamayı** başardı.

They contrived an excuse for being late.

Geç kalmak için bir bahane **düzenlediler**.

She contrived a plan to surprise her friend.

Arkadaşını şaşırtmak için bir plan **tasarladı**.

How did you contrive to get two days off work?

İki gün izin almayı nasıl **ayarladın**?

Everything about his story felt a little contrived.

Hikayesindeki her şey biraz **yapay** geldi.

If we can contrive a meeting, I’d love to catch up soon.

Bir buluşmayı **ayarlayabilirsek**, yakında görüşmek isterim.