Herhangi bir kelime yazın!

"contretemps" in Turkish

talihsizlikküçük aksilikmahcup edici durum

Definition

Beklenmedik küçük bir olay veya utandırıcı bir durum olup, hafif rahatsızlık ya da mahcubiyet yaratır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi ve edebi dillerde geçer, gündelik konuşmada nadiren duyulur. 'Mishap'tan farklı olarak daha mahcubiyet veya gariplik içerir. Büyük felaketler için kullanılmaz.

Examples

There was a contretemps at the meeting when the projector stopped working.

Toplantıda projeksiyon bozulunca bir **talihsizlik** yaşandı.

A small contretemps delayed our trip to the park.

Küçük bir **aksilik** park gezimizi geciktirdi.

They handled the contretemps quickly and continued their work.

Onlar **talihsizliği** hızlıca halledip işlerine devam ettiler.

We had a little contretemps with the reservation, but everything turned out fine.

Rezervasyonda ufak bir **aksilik** yaşadık ama her şey yoluna girdi.

An awkward contretemps at the dinner party made everyone a little uncomfortable.

Akşam yemeğinde yaşanan mahcup edici bir **durum** herkesin biraz utanç duymasına neden oldu.

There’s nothing like a minor contretemps to test your patience on a busy day.

Yoğun bir günde küçük bir **talihsizlik** sabrınızı test eder.