Herhangi bir kelime yazın!

"contort" in Turkish

bükmekçarpıtmak

Definition

Bir nesneyi veya yüzü alışılmadık, şiddetli biçimde bükmek veya çarpıtmak.

Usage Notes (Turkish)

'contort one's face' ifadesi genellikle yüzün şiddetli şekilde bükülüp değişmesini anlatır; duygusal veya fiziksel yoğunluk içerir. Günlük dilde 'bükmek', 'burmak' daha yaygın kullanılır.

Examples

He tried not to contort his face while eating the sour lemon.

O ekşi limonu yerken yüzünü **bükmemeye** çalıştı.

The metal bar began to contort under pressure.

Metal çubuk, baskı altında **bükülmeye** başladı.

Yoga helps some people learn to contort their bodies.

Yoga bazı kişilere vücutlarını **bükmeyi** öğretir.

Her lips contorted in anger when she heard the news.

Haberi duyunca onun dudakları öfkeyle **büküldü**.

The acrobat's body contorted into positions I didn't think were possible.

Akrobatın vücudu, aklıma gelmeyecek pozisyonlara **büküldü**.

His features contorted with pain as he twisted his ankle.

Ayak bileğini burkunca, acıyla yüz hatları **çarpıtıldı**.