"contort" in Turkish
Definition
Bir nesneyi veya yüzü alışılmadık, şiddetli biçimde bükmek veya çarpıtmak.
Usage Notes (Turkish)
'contort one's face' ifadesi genellikle yüzün şiddetli şekilde bükülüp değişmesini anlatır; duygusal veya fiziksel yoğunluk içerir. Günlük dilde 'bükmek', 'burmak' daha yaygın kullanılır.
Examples
He tried not to contort his face while eating the sour lemon.
O ekşi limonu yerken yüzünü **bükmemeye** çalıştı.
The metal bar began to contort under pressure.
Metal çubuk, baskı altında **bükülmeye** başladı.
Yoga helps some people learn to contort their bodies.
Yoga bazı kişilere vücutlarını **bükmeyi** öğretir.
Her lips contorted in anger when she heard the news.
Haberi duyunca onun dudakları öfkeyle **büküldü**.
The acrobat's body contorted into positions I didn't think were possible.
Akrobatın vücudu, aklıma gelmeyecek pozisyonlara **büküldü**.
His features contorted with pain as he twisted his ankle.
Ayak bileğini burkunca, acıyla yüz hatları **çarpıtıldı**.