"contented" in Turkish
Definition
Elindekiyle mutlu ve huzurlu olup daha fazlasını istememe durumu.
Usage Notes (Turkish)
‘memnun’, ‘huzurlu’ kelimeleri nesneler için kullanılmaz; uzun süren, sakin bir his için uygundur. Genelde insanlar veya hayvanlarla kullanılır; örn. 'contented smile', 'contented life'.
Examples
She felt contented after a big meal.
Büyük bir yemekten sonra kendini **memnun** hissetti.
The baby looked contented in his mother's arms.
Bebek, annesinin kollarında **huzurlu** görünüyordu.
He gave a contented smile after finishing his work.
İşini bitirdikten sonra **memnun** bir gülümseme yaptı.
After years of moving around, they're finally contented in their new home.
Yıllarca taşındıktan sonra, nihayet yeni evlerinde **memnun** kaldılar.
You don’t have to be rich to feel contented with your life.
Hayatından **memnun** olmak için zengin olmana gerek yok.
She looked contented sitting by the window with her book.
Pencerede oturup kitabıyla **huzurlu** görünüyordu.