"conservator" in Turkish
Definition
Muhafazakar, değerli sanat ve tarihî eserleri koruyan ve onaran kişidir veya hukuken bir başkasının işlerini yönetmekle görevlendirilen kişidir.
Usage Notes (Turkish)
'Muhafazakar' genellikle müze veya sanat eserleri için; 'vasi' hukuki olarak birinin işlerini yönetmek için atanır. 'Küratör' ile karıştırmayınız, küratör koleksiyon yönetir ama onarmaz.
Examples
The museum hired a conservator to repair old paintings.
Müze, eski tabloları onarmak için bir **muhafazakar** tuttu.
A conservator helped preserve important historical documents.
Bir **muhafazakar**, önemli tarihî belgelerin korunmasına yardımcı oldu.
The court appointed a conservator for the elderly man.
Mahkeme yaşlı adam için bir **vasi** atadı.
As a conservator, she spends hours examining every detail of the artwork.
**Muhafazakar** olarak, sanat eserinin her ayrıntısını saatlerce inceliyor.
The family was relieved when a conservator took charge of their father’s finances.
Ailenin babalarının mali işlerini bir **vasi** üstlenince aile rahatladı.
If you want to work as a conservator, you need training in chemistry and art history.
Eğer **muhafazakar** olarak çalışmak istiyorsanız kimya ve sanat tarihi eğitimi almanız gerekir.