Herhangi bir kelime yazın!

"conjoined" in Turkish

birleşikbitişik

Definition

Birbirine bağlanmış veya fiziksel olarak birleşmiş olan. Genellikle birbirine yapışık olan durumları tanımlar, örneğin 'birleşik ikizler'.

Usage Notes (Turkish)

En çok 'birleşik ikizler' gibi tıbbi ifadelerde kullanılır. Günlük dilde nadirdir. 'Combined' gibi birleşim anlamı ile karıştırılmamalıdır, burada fiziksel bağ kast edilir.

Examples

The conjoined twins share some internal organs.

**Birleşik** ikizlerin bazı iç organları ortaktır.

Two words were conjoined to make a new term.

İki kelime **birleşik** olarak yeni bir terim oluşturuldu.

The buildings are conjoined by a hallway.

Binalar koridor ile **birleşik** durumda.

After hours of surgery, the conjoined sisters were successfully separated.

Saatler süren ameliyattan sonra **birleşik** kız kardeşler başarılı şekilde ayrıldı.

Their efforts were conjoined to solve the difficult problem.

Zor problemi çözmek için çabaları **birleşik** oldu.

In some rare cases, babies are born conjoined at the chest or abdomen.

Bazı nadir durumlarda bebekler göğüs veya karınlarından **birleşik** doğar.