Herhangi bir kelime yazın!

"congestive" in Turkish

konjestif

Definition

Tıp alanında, vücut sıvılarının dokularda veya organlarda birikmesine bağlı olarak ortaya çıkan durumları tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'Congestive' tıbbi terimelerle, özellikle 'konjestif kalp yetmezliği' ile kullanılır. Trafik veya burun tıkanıklığı için kullanılmaz.

Examples

The doctor diagnosed her with congestive heart failure.

Doktor ona **konjestif** kalp yetmezliği teşhisi koydu.

Congestive liver disease involves fluid buildup in the liver.

**Konjestif** karaciğer hastalığı, karaciğerde sıvı birikimiyle ilgilidir.

He learned about congestive conditions in his biology class.

Biyoloji dersinde **konjestif** durumlar hakkında bilgi edindi.

Chronic coughing can be a sign of congestive heart failure.

Kronik öksürük, **konjestif** kalp yetmezliğinin bir göstergesi olabilir.

Many elderly patients develop congestive problems that require special care.

Birçok yaşlı hastada özel bakım gerektiren **konjestif** sorunlar gelişir.

Doctors often recommend lifestyle changes to control congestive diseases.

Doktorlar, **konjestif** hastalıkları kontrol altına almak için genellikle yaşam tarzı değişiklikleri önerirler.