Herhangi bir kelime yazın!

"confluence" in Turkish

kavşak (nehirler için)buluşma noktası (fikirler için)

Definition

İki veya daha fazla nehrin birleştiği yer. Aynı zamanda fikir, insan veya olayların bir araya gelmesi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Kavşak' daha çok coğrafi olarak, 'buluşma noktası' ise fikir veya kültür birleşimleri için kullanılır. Günlük buluşmalar için uygun değildir.

Examples

The confluence of the two rivers creates a larger stream.

İki nehrin **kavşağı** daha büyük bir akarsu oluşturur.

There is a famous confluence in this city where three rivers meet.

Bu şehirde üç nehrin buluştuğu ünlü bir **kavşak** bulunuyor.

The confluence of different ideas made the project successful.

Farklı fikirlerin **buluşma noktası** projeyi başarılı kıldı.

At their confluence, the rivers look especially beautiful at sunset.

Nehirlerin **kavşağında**, gün batımında nehirler özellikle güzel görünür.

There was a unique confluence of cultures at the festival this year.

Bu yılki festivalde benzersiz bir kültürel **buluşma noktası** vardı.

Sometimes, great inventions come from the confluence of unexpected events.

Bazen büyük icatlar, beklenmeyen olayların **buluşmasından** ortaya çıkar.