"confessor" in Turkish
Definition
Günah çıkaran papaz, kilisede insanların günahlarını dinleyen din adamıdır. Ayrıca sırlarını ya da özel konularını paylaştığınız güvenilir biri anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve dini anlamda daha yaygındır. Eğer yakın arkadaş ya da sırdaş anlamında kullanılıyorsa, 'sırdaş' terimi tercih edilir.
Examples
The confessor waited quietly in the church.
**Günah çıkaran papaz** kilisede sessizce bekledi.
She spoke to her confessor about her worries.
Endişelerini **sırdaşı** ile paylaştı.
He became my trusted confessor over the years.
Yıllar geçtikçe, o benim güvenilir **sırdaşım** oldu.
Many people find comfort opening up to their confessor when they feel lost.
Birçok insan, kaybolmuş hissettiğinde **sırdaşı**na açılmakta rahatlık bulur.
The famous writer called her best friend her lifelong confessor.
Ünlü yazar, en yakın arkadaşına hayat boyu **sırdaşı** dedi.
After the service, the confessor listened patiently to everyone who needed to talk.
Törenin ardından **günah çıkaran papaz** konuşmak isteyen herkesi sabırla dinledi.