Herhangi bir kelime yazın!

"condensing" in Turkish

yoğuşturmaközetlemek

Definition

Bir şeyi daha yoğun veya kısa hâle getirmek, örneğin buharı suya dönüştürmek veya bilgiyi özetlemek anlamındadır.

Usage Notes (Turkish)

'Condensing', bilimsel olarak gazın sıvıya dönüşmesi (‘yoğuşturmak’) ve yazı/sözün kısaltılması (‘özetlemek’) anlamındadır. 'Compressing' (fiziksel küçültme) ve 'summarizing' (sadece ana noktaları belirtme) ile karıştırmayın.

Examples

The cold air is condensing the water vapor into droplets.

Soğuk hava su buharını damlacıklara **yoğuşturuyor**.

She is condensing her notes to study more efficiently.

Daha verimli çalışmak için notlarını **özetliyor**.

The machine is condensing milk for storage.

Makine, depolama için sütü **yoğuşturuyor**.

After condensing the speech, it was much easier for everyone to understand.

Konuşma **özetlendikten** sonra herkesin anlaması çok daha kolay oldu.

Scientists study how clouds form by condensing moisture in the air.

Bilim insanları, havadaki nemi **yoğunlaştırarak** bulut oluşumunu inceliyor.

He's great at condensing big ideas into just a few words.

Büyük fikirleri sadece birkaç kelimeyle **özetleme** konusunda çok iyidir.