Herhangi bir kelime yazın!

"condensed" in Turkish

yoğunlaştırılmışözet

Definition

Bir şeyin hacmi veya uzunluğu gereksiz kısımlar çıkarılarak azaltıldığı, ya da özünün yoğunlaştığı durumu ifade eder. Ayrıca özet veya yoğun hale getirilmiş içerikler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bilimsel ('yoğunlaştırılmış süt') ve bilgi ('özet' bir makale) alanlarında yaygın. Fiziksel olarak yoğun veya içerik açısından kısa anlamlarına göre kullanılır.

Examples

After boiling, the sauce became thick and condensed.

Kaynadıktan sonra sos yoğun ve **yoğunlaştırılmış** bir hale geldi.

He read a condensed version of the report.

Raporun **özet** versiyonunu okudu.

This book is too condensed for beginners.

Bu kitap yeni başlayanlar için fazla **özet**.

Can you send me the condensed notes from the lecture?

Dersin **özet** notlarını bana gönderebilir misin?

The movie is a condensed version of the original series.

Film, orijinal dizinin **özet** versiyonudur.

The soup is made with condensed milk.

Çorba **yoğunlaştırılmış** süt ile yapılıyor.