"conclusively" in Turkish
Definition
Bir konuyu tamamen kanıtlayacak veya hiçbir şüphe bırakmayacak şekilde göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, akademik, hukuki ve bilimsel bağlamlarda kullanılır. 'prove conclusively', 'demonstrate conclusively' gibi ifadelerde sıkça geçer.
Examples
The results were conclusively positive.
Sonuçlar **kesin olarak** olumluydu.
She proved her point conclusively.
O noktasını **kesin olarak** kanıtladı.
Nothing could be conclusively decided at the meeting.
Toplantıda hiçbir şey **kesin olarak** kararlaştırılamadı.
Scientists haven't shown conclusively that the drug works.
Bilim insanları ilacın işe yaradığını henüz **kesin olarak** göstermedi.
No one has conclusively solved that mystery yet.
Henüz kimse bu gizemi **kesin olarak** çözmedi.
After hours of debate, the team could conclusively agree on a strategy.
Saatlerce süren tartışmadan sonra, ekip **kesin olarak** bir strateji üzerinde anlaşabildi.