"concave" in Turkish
Definition
Bir yüzeyin içe doğru eğilmesi durumu; kase ya da kaşığın iç kısmı gibi. Dışbükeyin zıttıdır.
Usage Notes (Turkish)
Geometri, fizik ve günlük betimlemelerde kullanılır ('concave mirror' = içbükey ayna). 'Convex' (dışbükey) ile karıştırılmamalıdır; içe kıvrık olan içbükeydir. Genelde teknik ya da bilimsel ortamlarda rastlanır.
Examples
The inside of a spoon is concave.
Kaşığın iç kısmı **içe kıvrık**tır.
A concave mirror makes your face look bigger.
**İçbükey** bir ayna yüzünüzü daha büyük gösterir.
The bowl has a concave shape.
Kase **içbükey** bir şekle sahip.
If you press your hand into clay, it leaves a concave mark.
Eline kili bastırırsan, **içe kıvrık** bir iz oluşur.
The skateboard ramp is concave in the middle to make tricks easier.
Kaykay rampasının ortası **içe kıvrık**tır, bu da hareketleri kolaylaştırır.
You can remember 'concave' because it 'caves in' like the inside of a cave.
'Concave', mağaranın içine kıvrılması gibi 'içe doğru gider' diye hatırlanabilir.