"comprehensive" in Turkish
Definition
Bir konunun tüm ya da neredeyse tüm yönlerini ve detaylarını kapsayan; eksiksiz ve ayrıntılı.
Usage Notes (Turkish)
Genelde 'comprehensive report', 'comprehensive plan' gibi ifadelerde kullanılır ve her yönüyle eksiksiz olduğunu vurgular. 'Comprehensible' (anlaşılır) ile karıştırmayın.
Examples
The course gives a comprehensive introduction to biology.
Kurs, biyolojiye **kapsamlı** bir giriş sunar.
We need a comprehensive plan for the project.
Proje için **kapsamlı** bir plana ihtiyacımız var.
This book provides a truly comprehensive overview of world history.
Bu kitap, dünya tarihine dair gerçekten **kapsamlı** bir genel bakış sunar.
He bought comprehensive insurance before traveling abroad.
Yurtdışına çıkmadan önce **kapsamlı** sigorta satın aldı.
She wrote a comprehensive report for her class.
Sınıfı için **kapsamlı** bir rapor yazdı.
After a comprehensive review, the company decided to change its policy.
**Kapsamlı** bir değerlendirmeden sonra, şirket politikasını değiştirme kararı aldı.