Herhangi bir kelime yazın!

"composure" in Turkish

soğukkanlılıksükûnet

Definition

Zor veya stresli durumlarda bile sakinliğini ve duygusal kontrolünü koruma hali.

Usage Notes (Turkish)

'keep your composure' ifadesi genellikle dışa vurulan soğukkanlılık için kullanılır; resmi ortamlarda sık geçer. İçsel duygulardan ziyade dış davranışa vurgu yapılır.

Examples

She kept her composure during the interview.

Mülakat sırasında **soğukkanlılığını** korudu.

It is hard to have composure when you are angry.

Kızgın olduğunda **soğukkanlılığını** korumak zordur.

The teacher admired his composure in class.

Öğretmen, sınıftaki **sükûnetini** takdir etti.

He lost his composure and shouted at the referee.

**Soğukkanlılığını** kaybetti ve hakeme bağırdı.

Even with all the pressure, she managed to keep her composure.

Tüm baskıya rağmen **sükûnetini** korumayı başardı.

Take a deep breath and get your composure back before answering.

Derin bir nefes al ve cevap vermeden önce **sükûnetini** yeniden kazan.