Herhangi bir kelime yazın!

"communicable" in Turkish

bulaşıcı

Definition

Bir kişiden veya hayvandan başkasına geçebilen, özellikle hastalıklar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle tıbbi alanlarda, özellikle 'communicable disease' (bulaşıcı hastalık) ifadesinde kullanılır. Fikir veya bilgi için kullanılmaz.

Examples

Flu is a communicable disease.

Grip bir **bulaşıcı** hastalıktır.

A communicable illness can spread quickly.

**Bulaşıcı** bir hastalık hızla yayılabilir.

Is tuberculosis communicable?

Tüberküloz **bulaşıcı** mıdır?

COVID-19 is highly communicable in crowded places.

COVID-19 kalabalık yerlerde son derece **bulaşıcı**dır.

Doctors warn that the virus is more communicable than they first thought.

Doktorlar, virüsün ilk düşündüklerinden daha **bulaşıcı** olduğunu uyarıyorlar.

Some communicable diseases can be prevented by vaccination.

Bazı **bulaşıcı** hastalıklar aşı ile önlenebilir.