"communal" in Turkish
Definition
Bir kişiye özel olmayan, bir grup tarafından paylaşılan veya kullanılan şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'ortak mutfak', 'toplu yaşam' gibi paylaşımlı alanlar için resmi olarak kullanılır. 'komünist' ile karıştırmayın.
Examples
We have a communal garden that everyone in the building can use.
Binadaki herkesin kullanabileceği bir **ortak** bahçemiz var.
The students prepared their meals in the communal kitchen.
Öğrenciler yemeklerini **ortak** mutfakta hazırladı.
A communal effort helped clean the neighborhood park.
Mahallenin parkını temizlemekte bir **toplu** çaba etkili oldu.
There's a real sense of belonging when you get involved in communal activities.
**Ortak** etkinliklere katılınca gerçekten aidiyet hissi oluşuyor.
If you move into the apartment, you'll have to adjust to the communal laundry rules.
Daireye taşınırsanız, **ortak** çamaşırhane kurallarına alışmanız gerekecek.
Don't forget that the pool is a communal space, so everyone should help keep it clean.
Havuzun bir **ortak** alan olduğunu unutmayın, bu yüzden herkes temiz tutmaya yardımcı olmalı.