"combining" in Turkish
Definition
İki ya da daha fazla şeyi bir araya getirerek tek bir grup veya bütün yapmak ya da karıştırarak yeni bir şey oluşturmak.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem günlük dilde kullanılır. 'Combining ingredients' (malzemeleri birleştirmek), 'combining efforts' (güçleri birleştirmek) gibi ifadelerde yaygındır. Matematikte toplama için kullanılmaz.
Examples
We are combining red and blue paint to make purple.
Kırmızı ve maviyi **birleştirerek** mor renk elde ediyoruz.
Combining these two ideas can make a better plan.
Bu iki fikri **birleştirmek** daha iyi bir plan yapmamızı sağlayabilir.
She is combining flour and sugar in the bowl.
O, un ve şekeri kasede **birleştiriyor**.
By combining their skills, the team finished the project faster than expected.
Ekip, yeteneklerini **birleştirerek** projeyi beklenenden hızlı tamamladı.
People are combining work and travel more often these days.
Günümüzde insanlar daha sık **iş ve seyahati birleştiriyor**.
He’s good at combining different styles to create something new.
O, farklı tarzları **birleştirerek** yeni bir şey yaratmada iyidir.