"collide with" in Turkish
Definition
Bir şeye veya birine aniden ve şiddetli şekilde çarpmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî veya haber dilinde kazalar, nesneler için kullanılır. 'collide with reality' gibi mecazi ifadelerde de geçer. Hafif temaslar için kullanılmaz.
Examples
Two cars collided with each other on the main road.
İki araba ana yolda birbirleriyle **çarpıştı**.
Be careful or you might collide with someone on the sidewalk.
Dikkatli ol ya da kaldırımda biriyle **çarpışabilirsin**.
The ship collided with an iceberg at night.
Gemi gece bir buzdağıyla **çarpıştı**.
Their ideas often collide with each other in meetings.
Fikirleri toplantılarda sık sık birbirleriyle **çarpışır**.
The runner didn’t see the cyclist and collided with him at the corner.
Koşucu bisikletliyi görmedi ve köşede onunla **çarpıştı**.
My plans for the weekend collided with a family event, so I had to cancel them.
Hafta sonu planlarım, bir aile etkinliğiyle **çakıştığı** için iptal etmek zorunda kaldım.