"coldhearted" in Turkish
Definition
Başkasına karşı şefkat ya da merhamet göstermeyen, soğuk ve acımasız davranan kişileri tanımlamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kişiler veya eylemler için olumsuz anlamda kullanılır; örn. 'acımasız insan', 'soğuk bir karar'. Gündelik konuşmada nadiren kullanılır, daha çok yazılı metinlerde rastlanır.
Examples
He made a coldhearted remark about her problems.
O, onun sorunlarıyla ilgili **duygusuz** bir yorum yaptı.
The villain in the story is coldhearted.
Hikayedeki kötü adam oldukça **acımasız**.
It was a coldhearted decision to fire everyone before the holidays.
Tatil öncesi herkesi işten çıkarmak **duygusuz** bir karardı.
Don't be so coldhearted—try to understand her feelings.
Bu kadar **duygusuz** olma—onun duygularını anlamaya çalış.
People saw his actions as truly coldhearted, especially after the accident.
İnsanlar, özellikle kazadan sonra, onun davranışlarını gerçekten **acımasız** buldu.
Sometimes, business decisions have to be coldhearted, even if they’re not popular.
Bazen iş kararlarının **acımasız** olması gerekir, popüler olmasa da.