Herhangi bir kelime yazın!

"coerce" in Turkish

zorlamak

Definition

Birine tehdit, baskı veya korkutma yoluyla istemediği bir şeyi yaptırmak.

Usage Notes (Turkish)

'Coerce' resmi veya hukuki durumlarda kullanılır ve genellikle olumsuz anlam taşır. 'coerce someone into (doing) something' kalıbı yaygındır. 'Convince' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

They tried to coerce him into signing the contract.

Onu sözleşmeyi imzalamaya **zorladılar**.

You cannot coerce people to agree with you.

İnsanları size katılmaya **zorlayamazsınız**.

The law protects people from being coerced into unfair deals.

Yasa, insanları adaletsiz anlaşmalara **zorlanmaktan** korur.

He felt coerced into saying yes, even though he wanted to refuse.

Aslında hayır demek istediği halde evet demeye **zorlanmış** hissetti.

No one should be coerced into making a decision they are uncomfortable with.

Kimse istemediği bir kararı vermeye **zorlanmamalıdır**.

Sometimes, subtle threats can coerce people without them even realizing it.

Bazen ince tehditler, insanların farkına varmadan **zorlanmasına** neden olabilir.