Herhangi bir kelime yazın!

"clue in" in Turkish

bilgilendirmek (gizli veya özel olarak)

Definition

Birine neler olup bittiğini anlaması veya katılması için gizli ya da özel bilgi vermek.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve samimi konuşmalarda tercih edilir; gizli bilgi veya dedikodu paylaşırken kullanılır. Resmî yazışmalarda kullanılmaz.

Examples

Please clue in John about the meeting tomorrow.

Lütfen John’u yarınki toplantı hakkında **bilgilendir**.

He wasn't clued in on the surprise party plans.

Ona sürpriz parti planlarından **bahsedilmemişti**.

Can you clue me in on what happened?

Ne olduğunu bana **anlatabilir misin**?

I had no idea what was going on until someone finally clued me in.

Biri nihayet bana **anlatana kadar** neler olduğunu anlamadım.

If you get lost, just ask someone to clue you in.

Kaybolursan birine sana **anlatmasını** iste.

Sarah always clues me in on office gossip before anyone else.

Sarah ofis dedikodularını her zaman herkesten önce bana **anlatır**.