Herhangi bir kelime yazın!

"clouded" in Turkish

bulutlubulanık

Definition

Bulutlarla kaplanmış veya görünürlüğü azalmış. Aynı zamanda bir konu veya duygu net olmadığında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gerçek (hava durumunda) ve mecazi anlamda kullanılır; çoğunlukla duygu, hafıza veya görüş için tercih edilir, doğrudan kişiler için kullanılmaz.

Examples

The mountain was clouded and hard to see.

Dağ **bulutluydu**, görmek zordu.

Her eyes looked clouded after she cried.

Ağladıktan sonra, gözleri **bulanıktı**.

His judgement was clouded by anger.

Öfkesi nedeniyle muhakemesi **bulanıklaştı**.

Driving through the clouded streets felt mysterious last night.

Dün gece **bulutlu** sokaklarda araba kullanmak gizemli hissettirdi.

His mind became clouded with doubt during the interview.

Mülakat sırasında zihni şüpheyle **bulanıklaştı**.

After the accident, everything in my memory seemed clouded.

Kazadan sonra hafızamdaki her şey **bulanık** görünüyordu.