Herhangi bir kelime yazın!

"clinker" in Turkish

klinker

Definition

Klinker; kömür yakıldıktan sonra kalan sert, taş benzeri atık veya çimento üretiminde ana hammaddedir.

Usage Notes (Turkish)

‘Klinker’ genellikle endüstriyel, teknik veya bilimsel bağlamlarda kullanılır, günlük konuşmada nadiren görülür.

Examples

The factory produces thousands of tons of clinker every year.

Fabrika her yıl binlerce ton **klinker** üretiyor.

Burning coal leaves behind clinker as a waste product.

Kömür yakıldığında geriye **klinker** atık olarak kalır.

Cement is made by grinding clinker into a fine powder.

Çimento, **klinker** ince toz haline getirilerek yapılır.

If the furnace isn’t cleaned often, clinker can build up and block the airflow.

Fırın sık temizlenmezse, **klinker** birikerek hava akışını engelleyebilir.

The new plant uses advanced technology to reduce clinker production and lower emissions.

Yeni tesis, **klinker** üretimini azaltmak ve emisyonları düşürmek için ileri teknoloji kullanıyor.

When repairing an old railway, we found piles of old clinker between the tracks.

Eski demiryolu onarılırken, raylar arasında yığınlarca eski **klinker** bulduk.