"clenching" in Turkish
Definition
Genellikle el veya diş gibi vücut parçalarını kuvvetlice kapatarak veya bastırarak tutmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'yumruk', 'çene', 'diş' ile kullanılır. Gerginlik, öfke, acı veya kararlılığı ifade eder. 'grip' sadece sıkı tutmak anlamına gelir, 'sıkmak' ise daha çok kapatıp bastırmayı anlatır.
Examples
He was clenching his fists during the argument.
Tartışma sırasında **ellerini yumruk yapıp sıktı**.
She kept clenching her teeth because of the pain.
Ağrı yüzünden sürekli **dişlerini sıkıyordu**.
I noticed him clenching his jaw.
Çenesini **sıktığını** fark ettim.
Clenching your fists won’t solve the problem, you know.
**Yumruklarını sıkmak** sorunu çözmez, biliyorsun.
Whenever he's nervous, he starts clenching his jaw.
Ne zaman gergin olsa **çenesini sıkmaya** başlar.
Stop clenching your teeth—you’ll hurt your jaw!
**Dişlerini sıkmayı** bırak — çeneni acıtacaksın!